Bağımsız Türkiye Partisi lideri Hüseyin Baş, Bursa’da gerçekleştirilen İl Divan Toplantısı’nda ülkenin ekonomik durumunu sert bir dille eleştirdi. Toplantıda gündemine alarak değerlendirilen emekli maaşları ve yaşanan ekonomik sorunlar üzerine yaptığı açıklamalarla dikkat çekti.
Toplantının başında, toplumdaki geçim sıkıntısına değinen Baş, mevcut iktidarın ekonomi politikalarının yetersiz kaldığını vurguladı. Emeklilerin yaşam koşullarının sürekli olarak kötüleştiğini ifade eden Baş, günlük ihtiyaçların karşılanmadığına dikkati çekti.
Emekli maaşlarının artırılması konusundaki tartışmalara da parmak basan Hüseyin Baş, bu hususun yeterince derinlemesine ele alınmadığını savundu. Özellikle yaklaşan 1 Temmuz tarihindeki olası zam ile ilgili daha fazla bilgilendirme yapılması gerektiğinin altını çizdi ve kamuoyunun bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi politikalarını eleştirerek “Zam vermekten korkan bir yapı var,” ifadesini yineleyen başkan, yalnızca cüzdanlardaki rakamların artırılmasının sorunları çözmeye yetmeyeceğine dikkat çekti. Kiralardaki artışın yanı sıra temel giderlerin hızla yükseldiğini belirten Baş, mevcut durumda sürdürülebilirlik olmadığını ekledi.
Son dönemde hem hükümeti hem de muhalefeti ciddi şekilde eleştiren Hilalci siyasetin sorunlara dair çözümler üretme kabiliyetinin kalmadığına dair iddialar ortaya koydu. Önceki yıllarla kıyaslandığında emekli maaşlarının alım gücündeki düşüşü dile getirerek söz konusu durumu kabullenmemenin gerekliliği üzerinde durdu.
Konuşmasında Bağımsız Türkiye Partisi’nin uygulamak istediği Milli Ekonomi Modeline de vurgu yapan Baş, bu modelin ülkedeki ekonomik problemlere kalıcı çözümler sunduğunu ileri sürdü. Değişimin sadece düşünsel boyutta değil siyasi kadrolarda da gerekli olduğunu ifade eden lider; yeni bir anlayışı benimsemenin önemini vurguladı.
Hüseyin Baş konuşmasını yaparken halkın sosyal meselelerle olan bağlantısını güçlendirmenin önemini belirtirken “Bu ülkenin problemlerini biz çözeceğiz,” dedi. Birlikte hareket etmenin ve ortak hedefler doğrultusunda dayanışmanın gerekliliğine değinen lider, siyasette ayrımcılıktan ziyade bir araya gelmeyi teşvik eden bir dil kullanılmasına öncelik verilmesi gerektiğini savundu.